Ras&ucirc;lullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yemek konusunda olanı reddetmez, olmayanı istemezdi. &Ouml;n&uuml;ne hel&acirc;l olan hangi yemek getirilirse yerdi. Fakat nefsinin &ccedil;ekmediği bir şey olursa, onu haram kılmaksızın terk ederdi. Hi&ccedil;bir yemeği ayıplamazdı. Hoşlanırsa yerdi, hoşlanmazsa bırakır, yemezdi.[1] &Ouml;n&uuml;ne yemeği getiren kimsenin g&ouml;nl&uuml;n&uuml; hoş etmek i&ccedil;in yediği yemeği &ouml;verdi.[2] Bulabildiği zaman yer, bulamadığında ise sabrederdi. Hatta a&ccedil;lıktan karnına taş bile bağlamıştı.A&ccedil;lıktan b&uuml;t&uuml;n g&uuml;n kıvranıp karnını doyuracak k&ouml;t&uuml; hurma bile bulamadığı olurdu.[3] Evlerinde aylarca yemek pişirmek i&ccedil;in ateş yanmadığı g&ouml;r&uuml;l&uuml;rd&uuml;.[4]
Ras&ucirc;lullah -sallallahu aleyhi ve sellem- evine girdiği zaman:
"Yanınızda yiyecek bir şey var mı?" diye sorar, hayır denilirse:
"O halde ben orucum" derdi.[5] Pazartesi ve Perşembe g&uuml;nleri oru&ccedil; tutardı.[6] Hicr&icirc; her aydan &uuml;&ccedil; g&uuml;n oru&ccedil; tutardı.[7] Yemeğinin başında besmele &ccedil;eker, sonunda hamd eder ve ş&ouml;yle derdi:
(( اَلْحَمْدُ&nbsp; ِللهِ حَمْداً كَثِيراً طَيِّباً مُباَرَكاً فِيهِ غَيْرَ مَكْفِيٍّ وَلاَ مُوَدَّعٍ، وَلاَ مُسْتَغْنىً عَنْهُ رَبَّناَ.))
"Riy&acirc;dan uzak ve bereketi kesilmeyen &ccedil;ok, sonsuz ve terk olunmayan, kendisinden m&uuml;stağni olunmayarak yapılan hamd, Rabbimiz Allah&rsquo;adır."[8]
Ras&ucirc;lullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ş&ouml;yle derdi:
"Kim, yemeği yer de: 
(( اَلْحَمْدُ لِلهِ الَّذِي أَطْعَمَنيِ هَذاَ وَ رَزَقَنِيهِ مِنْ غَيْرِ حَوْلٍ مِنيِّ وَ لاَ قُوَّةٍ.))
"Benden hi&ccedil;bir hareket ve kuvvet harcamaksızın bana bu yemeği yediren ve beni onunla rızıklandıran Allah&rsquo;a hamd olsun."
Derse ge&ccedil;miş g&uuml;nahları bağışlanır."[9] 
&nbsp;
&Uuml;&ccedil; parmağı ile yer ve bitirdiği zaman parmaklarını silmeden &ouml;nce yalardı.[10] Sağ elle yenmesini emreder, şeytanın sol eliyle yediğini ve i&ccedil;tiğini s&ouml;ylerdi.[11] Bir şeye yaslanarak yemek yemezdi.[12] &Ccedil;oğunlukla yemeğini yere koyar,ayakta su i&ccedil;meyi yasaklardı.[13] Genellikle oturarak su i&ccedil;erdi.[14] Bir şey i&ccedil;tiği zaman kabın dışından &uuml;&ccedil; defa nefes alırdı ve ş&ouml;yle derdi: [15]
"Bu, susuzluğu daha iyi giderici, daha sağlıklı ve kolayca yudumlamaya daha elverişlidir"&nbsp; 
Kendisine yedirene veya i&ccedil;irene ş&ouml;yle du&acirc; ederdi:
(( اَللَّهُمَّ أَطْعِمْ مَنْ أَطْعَمَنيِ وَاسْقِ مَنْ سَقاَنِي.))
"Allahım! Bana yemek yedirene sen de yedir, bana su i&ccedil;irene sen de i&ccedil;ir."[16]
&nbsp;
Kendisini misafir edene ş&ouml;yle du&acirc; ederdi:
(( اَللَّهُمَّ باَرِكْ لَهُمْ فِيماَ رَزَقْتَهُمْ، وَاغْفِرْ لَهُمْ، وَارْحَمْهُمْ.))
"Allahım! Onlara rızık olarak verdiklerine bereket ver, onları bağışla ve onlara merhamet et."[17]
&nbsp;
&nbsp;
&nbsp;
 


[1] Buh&acirc;r&icirc;


[2] M&uuml;slim


[3] M&uuml;slim


[4] Buh&acirc;r&icirc;


[5] Elb&acirc;n&icirc;: Sah&icirc;h-i Eb&icirc; D&acirc;vud


[6] Elb&acirc;n&icirc;: Sah&icirc;h-i Nes&acirc;&icirc;


[7] M&uuml;slim


[8] Buh&acirc;ri


[9] Elb&acirc;n&icirc;: Sah&icirc;h-i Tirmizi


[10] M&uuml;slim


[11] M&uuml;slim


[12] Buh&acirc;r&icirc;


[13] M&uuml;slim


[14] M&uuml;slim


[15] M&uuml;slim


[16] M&uuml;slim


[17] M&uuml;slim

